1Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de reşit oluncaya kadar köleden farksızdır.
2Babasının belirlediği zamana kadar vasilerin, vekillerin gözetimi altında yaşar.
3Bunun gibi, biz de ruhen reşit olmadan önce dünyanın iptidai kaidelerinin esiriydik.
4Fakat zaman dolunca Allah, kadından doğan ve şeriata tâbi yaşayan semavî Oğlu’nu dünyaya gönderdi.
5Amacı, şeriatın hükmü altında olan bizleri esaretten kurtarmak ve oğulluk hakkını almamızı sağlamaktı.
6Oğullar olduğunuz için Allah, semavî Oğlu’nun, “Abba!” yani “Baba!” diye seslenen Ruhu’nu yüreklerinize gönderdi.
7Bu sebeple artık köle değil, hür oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Allah sizi aynı zamanda İbrahim’e vaat ettiği bütün nimetlerin mirasçısı yaptı.
8 Ne var ki eskiden Allah’ı tanımıyordunuz; hakikatte var olmayan tanrılara kölelik ettiniz.
9Şimdiyse Allah’ı tanıyorsunuz; daha doğrusu Allah tarafından tanındınız. Öyleyse nasıl oluyor da o iptidai kaidelere dönüyorsunuz? Yeniden bu güçsüz ve değersiz kaidelerin kölesi mi olmak istiyorsunuz?
10Özel günler, aylar, mevsimler, yıllar kutluyorsunuz!
11Sizin için kaygılanıyorum. Yoksa uğrunuza boş yere mi bu kadar emek verdim?
12 Mümin kardeşlerim, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hep iyi davrandınız.
13Bildiğiniz gibi, hastayken yanınıza geldim; kurtuluş müjdesini size ilk defa o zaman vazettim.
14Hastalığım sizin için çetin bir tecrübe oldu; buna rağmen beni ne hor gördünüz ne de reddettiniz. Beni, Allah’ın bir meleğini, hatta Mesih İsa’yı kabul eder gibi kabul ettiniz.
15Şimdi o mutluluğunuza ne oldu? Sizin için şahitlik ederim ki, elinizden gelse gözlerinizi oyar bana verirdiniz.
16Peki, size hakikati söylediğim için düşmanınız mı oldum?
17 Bazı sahtekârlar sizi kazanmaya gayret ediyor, fakat niyetleri iyi değil. Kendileri için gayret edesiniz diye sizi bizden ayırmak istiyorlar.
18Niyet iyiyse yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.
19Evlatlarım! Mesih sizde biçimleninceye kadar sizin için âdeta doğum sancısı çekiyorum.
20Şimdi yanınızda olmak ve ses tonumu değiştirmek isterdim. Bu halinize şaşıyorum!
21 Şeriatın hükmü altında yaşamak isteyen sizler söyleyin bana, şeriatın ne dediğini bilmiyor musunuz?
22Tevrat’ta İbrahim’in iki oğlu olduğu yazılıdır. Bunlardan biri köle kadından, biri de hür kadından doğdu.
23Köle kadından olan oğul olağan yoldan, hür kadından olan oğulsa Allah’ın vaadi sonucu doğdu.
24Burada bir mecaz vardır. Bu kadınlar iki ahdi temsil eder. Ahitlerden biri, yani şeriat, Sina Dağı’ndandır; bu ahit Hacer’e benzer. Hacer köle kadındır; bu yüzden köle çocuklar doğurur.
25Hacer, Arabistan’daki Sina Dağı’nı temsil eder. Şimdiki Kudüs’ün karşılığıdır. Çünkü kendisi de çocukları da kölelik etmektedir.
26Oysa semavî Kudüs hürdür, annemiz odur.
27Nitekim Tevrat’ta şöyle yazılmıştır: “Sevin, çocuk doğurmayan ey kısır kadın! Doğum sancısı nedir bilmeyen sen, yükselt sesini, haykır! Çünkü terk edilmiş kadının çocukları, kocası olanınkinden daha çoktur.”
28 Mümin kardeşlerim, İshak gibi sizler de Allah’ın vaadi sonucu doğan evlatlarsınız.
29Fakat olağan yoldan doğan, Allah’ın Ruhu’nun kuvvetiyle doğana o zaman nasıl zulmettiyse, şimdi de öyle oluyor.
30Allah Tevrat’ta İbrahim’e ne diyor? “Köle kadını ve oğlunu evinden uzaklaştır. Çünkü köle kadının oğlu hür kadının oğluyla birlikte asla mirasa ortak olmayacaktır.”
31 İşte böyle mümin kardeşlerim, bizler köle kadının değil, hür kadının çocuklarıyız.